Minik Müminlere Allah’ı Anlatmak…

Doğduğundan beri her kullandığımız kelimeye dikkat ediyoruz… İman hayatının kendisi olsun diye… Gel görkü ilk kez ebeveynlik eğitiminden geçiyoruz Yasmin’le… O da biz de öğreniyoruz…

“Allah nerde peki anne?” sorusunu sürekli soruyordu 3-4 yaşlarında. Her defasında imani açıdan tatlı tatlı anlatıyoruz… Sanki yetişkin bir gruba sohbet yapar gibi J Tamam diyor. Ama bir sure sonra yeniden aynı soruyla geliyor karşımıza… Ben de iman eğitimini hayat felsefesi yapmış bir kula sordum: neyi yanlış yapıyoruz, nasıl anlatmak lazım peki?

Cevabı şöyleydi:

“Önce, bizim, çocuklara Allah’ı tanıtma veya takdim etme tarzımızı gözden geçirmemiz lazım. Eğer Allah’ı, bu güzelliklerin Yaratıcısı diye tanıtırsak, bunun yanı sıra o eşyadaki özelliklerin Kaynağı, Yaratıcısı diye de devam ederiz ki inanıyorum siz de öyle yapıyorsunuz. Böyle bir tanıtmanın hemen ötesinde çocuğun anlayabileceği bir şekilde, insan ürünü olan, masa, tabak, ev, araba vs. gibi eşyanın yapılmışlığı üzerinde durup, bunların yapıcılarının bu eşyanın içinde olamayacağını, bu eşyanın cinsinden olamayacağını anlatmaya çalışabiliriz. Sonra da bu kâinatın içindeki her şeyi ve kâinatın tümünü (dünyayı, yıldızları, ayı, güneşi vs.) yaratan da bu dünyanın içinde aranmaz diyebiliriz. Ama her zaman bu ağaçları büyüten, yeni doğan bir yavruyu yaratan, bizi büyüten vs. olarak O’nun varlığından emin olduğumuzu bildirebiliriz. Bütün bunları bizim için yapan biri var değil mi? İşte O’na biz Allah diyoruz. Bak, ben de senin gibi bir bebektim, beni büyüttü, anne yaptı, sen yoktun, seni yarattı bize hediye gibi verdi, bizi sevindirdi, bizim için güzel bir bebek yarattı. Seni de büyütecek ve anne yapacak. Mesela sen kendi kulağını yapabilir misin? Sen kendi burnunu büyütebilir misin? Biz hepimiz yapılıyoruz, büyütülüyoruz. İşte bizi büyütene biz Allah diyoruz. Onun için, “Allah bizi büyütüyor” diyoruz, şeklinde açıklayabiliriz.

Bu şekilde bir yaklaşım acaba çocuğa inandırıcı gelir mi, ben de merak ediyorum? Bir deneseniz, belki de denediniz, bilemiyorum. Sonucu bana da yazarsanız çok memnun olurum. Önce Yasmin’in anlayacağı şekilde, bu oyuncağı bir yapan var değil mi? ile başlasak ve oyuncağın yapıcısı var, biliyoruz, ama görmüyoruz, oyuncağın içinde olamaz. Oyuncak güzelce yapılmış, biz de biliyoruz ki onu bir yapan var. Sonra, ‘bu dünyayı da bir yapan Var’a geçsek ve sonra da bu dünyayı yapana biz “Allah” diyoruz. Allah bu dünyayı yaptı. Bu ağaçları, kuşları, çocukları yapandır, Allah. Bu söylem bir iman meselesini ortaya koyar. Bizi yaratana biz Allah diyoruz. Bizim elimiz, parmaklarımız, gözümüz, kulağımız, dilimiz vs. yapıldı, bize verildi, değil mi? Çocuk bunu anlar diye tahmin ediyorum.”

Bir açıdan bakınca çok ufak bir nüans farkı var gibi: Allah bizi yaratıyor ile Allah bizi yaratandır demek arasında… Ama bir açıdan da işin sırrı bu nüansta saklı.

Yani önce kalbimize ve aklımıza, sonra da dilimize dolayacağımız:

Bizi yaratandır, Allah…



Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *